İnternette sıkça rastlıyorum, insanlar birbirlerini çocuklarını nasıl giydirdikleri ya da giydirmedikleri üzerinden eleştiriyor, kavga ediyor hatta bazen iş küfürleşmeye kadar varıyor.
Ben sizin çocuğunuza ne giydirdiğinizle inanın zerre ilgilenmiyorum. Başka bir şey anlatmak istiyorum.
İnternette hayatımızı paylaşmak, resimlerimizi yediğimizi içtiğimizi okuduğumuzu, gittiğimiz yerleri paylaşmak artık hepimizin bağımlılığı haline geldi.
Çok kişi takip etsin çok kişi beğensin istiyoruz. Başkalarının ne yaptığını merak edip takip ediyoruz açıp açıp sayfalarına bakıyoruz. Bundan 10 sene önce bunu hayal edemezdik, belki manyaklık olarak değerlendirirdik, ama artık her şey eskiden çok farklı...
Peki sizin internete koyduğunuz tatlı bebek fotoğraflarının, kendi çocuğunuzun, yeğeninizin, arkadaşınızın çocuğunun fotoğraflarında ne kötülük olabilir ki?
Öncelikle bazı bilgileri vereyim:
TİB Başkanına göre dünyada porno izleyen dördüncü ülkeyiz. Tamam, insanların fantazilerine karışamayız....
Fakat Avrupa'nın çocuk pornosu tıkının %67'sini Türkiye'den aldığını biliyor muydunuz?
CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka Meclis'te yaptığı basın toplantısında 2012 istatistiklerine göre Türkiye'nin googleda "çocuk pornosu" kelimelerini en çok aratan ülke olduğu bilgisini paylaştı (istatistiklerin bilgisine ulaşamadım o yüzden konusmasını referans verdim)
Peki dünyada yüz bini aşkın çocuk pornosu sitesi olduğunu biliyor musunuz?
Bunun 20 milyar dolarlık bir sektör olduğunu?
Türkiye'de Eminönü ve Kadıköy'de alenen yerli yapım diye bu tür CD ler satıldığını?
Başka ülkelerden insanların Türkiye'ye çocuk fuhuş turizmi için geldiğini?
Bu resim ve videolardaki çocukların %19'unun 3 yaş altı bebekler olduğunu?
Bir bebeğin çıplak videosunu çekerek parayla bu tür sitelere satanlar olduğunu?
Çocuk pornosu izleyenler içinde Avukatlar, Öğretmenler, Çocuk Doktorları olduğunu ve Türk Asayişine göre çoğunu eğitimli erkeklerin oluşturduğunu?
Peki sizin tütüsünün altından bezi gözüken masum bebeğinize bakarak kendini tatmin eden sapıklar olduğunu?
Kanlı kanlı yeni doğmuş bebeğinizin fotoğrafına bakarak fantazilerini süsleyenler olduğunu?
Banyo yaparken çok eğlenen şirin bebeğinizin çıplak fotoğrafına yada videosuna bakarak kendinden geçen ruh hastaları olduğunu?
Instagramda yayınlanan çıplak bebek fotoğraflarını arşivlerine büyük zevkle katanlar olduğunu ve bu fotoğrafların bu tür pornografik yayın yapan sitelere aktarıldığını?
Evet, istediğiniz hayatı yaşayın, çocuğunuza elbise giydirin etek giydirin, şort giydirin askılı bluz giydirin ne yaparsanız yapın, ama çocuklarınızın bu tür fotoğraflarını internete yaymayın.
Çocuk psikoloğu Barış Çiçek'in Milliyette yayınlanan haberini kopyala yapıştır yapıyorum:
Çiçek, bir cuma akşamı saat 17.00’de cinsel içeriği olmayan, sıradan bir sohbet sitesine “Begüm10” ismiyle girdi. İlk 28 dakikada 100 kullanıcı onunla sohbete başladı. 43’ü ilk cümlede cinsel içerikli sözler kullandı. Çiçek, 43’üne de 10 yaşında olduğunu söyledi, ancak yalnızca bir kişi özür dileyip sohbeti sonlandırdı. Diğerleri ona cinselliği öğretmeyi önerdiler.
Öpmeye bakamaya kıyamadığınız bebekleriniz ile ilgili ne hayaller kuran ruh hastaları var bu ülkede. Bu tür uyarıları yapanları sapkın/sapık/dinci/yobaz diye yaftalamadan önce bu gerçekleri bilin istedim. Amacım sizi korkutmak panikletmek değil. Amacım bu gerçeklerin farkına varılması, bilinçlenilmesi ve önlem alınması.
Ben size bilgileri sundum. Karar sizin.
Çocuk pornosu ile her türlü ihbar için 0216 450 54 54 numaralı telefonu arayabilirsiniz.
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/diger/434646/_Turkiye__cocuk_pornosunu__en_cok_arattiran_ulke_.html
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/5328864.asp
http://en.wikipedia.org/wiki/Child_pornography
http://www.milliyet.com.tr/2006/12/15/guncel/agun.html
bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Mayıs 2015 Pazartesi
12 Şubat 2015 Perşembe
KEDİLER VE BEBEK
Senelerdir kedi beslerim. Kedilerimi de hep sokaktaki bebeklerden seçtim. Aslında ben onları değil onlar beni seçti , kimisi peşime takıldı eve kadar takip etti, kimisi miyavlaya miyavlaya gönlümü fethetti...Sonuçta hayvanların satılmasına şiddetle karşıyım. Cins diye satılan çocukların çoğu genleriyle oynanarak üretilir ve kronik acılara maruz bırakılır. Bu gerçeği bilmeyen "iyi niyetli" hayvan severler de küçük bir servet ödeyerek sektörün büyümesine vesile olurlar.
Neyse, konumuz bu değil.
Konumuz kedili evde bebek büyür mü, bebek olan eve hayvan girer mi? Tahmin edersiniz ki bu konuda da çok bilmiş ahaliden çok sayıda nasihat gelmiştir. Üstelik hiçbir bilimselliği yoktur; "bir arkadaşın kedi sebebiyle ciğerlerinde kist oluşan hurefe çocuğuna" dayanır anlatılanların çoğu da.O aile kimse, lütfen çıksın ve buna bir DUR desin!
Bu arada resimde Ayşe, erkek olmasına rağmen ısrarla BEhlülü emmeye çalışıyor; Behlül de pes etmiş tüylerini kemirmesine izin veriyor. Böyle iyi anlaşıyor bizim iki kardeş.
Evde hayvan beslemek tercih meselesidir tabi. Seven var sevmeyen var, titizi var sorumluluk almak istemeyeni var. Hepsi kabulüm. Ama kedi beslemek isteyen şu gebeleri rahat bıraksınlar n'olur. Ben size anlatayım bizde nasıl oldu:
Gebelikten önce toksaplazma geçirip geçirmediğimi öğrenmek için test yaptırdım. Bu testi tüm sağlık kuruluşları talep halinde yapıyor.Gebeyken de yaptırabilirsiniz. Toksaplazma işte bu meşhur "düşüğe" sebep olan hastalık. (Tıbbi bir terim olduğun için hastalık mı denir emin değilim, bilenler düzeltsin). Neyse, eğer toksaplazma geçirdiyseniz, kedi sebebiyle düşük yapmanıza imkan yok. Fakat ben geçirmemiş çıktım. Ayrıca sizin kediniz toksaplazma parazitini taşımıyor bile olabilir; çünkü bu parazit her kedide de olan bir şey değil. Hatta kedilerden kan örneği alıp onlara da toksaplazma testi yapan labravutarlar var. İsterseniz bunu dahi yaptırabilirsiniz; ben gerek görmedim.
Doktorum ve veterinerimle görüştüm hemen. Bana, kedilerin tuvaletini artık benim temizlememem gerektiğini söylediler. Fakat devamında bir uyarı daha yaptılar; aynı şekilde çiğ et, iyi yıkanmamış sebze ve meyvenin de toksaplazmaya sebep olabileceğini, kedilerin bu üçünden şu aşamada daha az zararlı olduğunu söylediler.
Hamilelğim boyunca az pişmiş etten, dışarıda salata yemekten imtina ettim ve kedi tuvaletlerini eşim temizledi. Eşi bu işe yanaşmayanlar korkmasin, eldivenle temizleyebilirler. Aslında işin aslı şu ki o kakali kumu agziniza bulamaniz lazim toksaplazma kapmaniz için. o da eger kediniz bu paraziti tasiyorsa!
Eğer kedileriniz dışarı çıkmıyorsa, yedikleri yemek belliyse içiniz rahat olsun. Fakar kediniz sürekli dışarı çıkıp eve giren bir kediyse aşılarını hiç aksatmayın ve temizliğine son derece özen gösterin derim. Bizimkiler hiç dışarı çıkmıyorlar, yemekleri ve tuvaletleri de sürekli temizleniyor. Ayrıca aşılarını ve ilaçlarını aksatmıyorum. Tüy ve tırnak bakımlarını da özenle yapmaya çalışıyorum. Sonuçta bir bebek varken evdeki hayvanın aşılarını özellikle kist aşılarını aksatma akıl karı değil.
Velhasıl, hamileliğim boyunca Behlül ve Ayşe'yle koyun koyunaydık. Bazen oğlum karnımı tekmelediğinde Behlül kafasını kaldırır adeta n'oldu der gibi bana bakardı. İnanın Ayşe'nin de karnımı koklayıp karnıma baktığına defalarca şahit oldum.
Her ne kadar rahat olsak da kafamızdaki asıl soru çocuk doğunca "Kediler ne yapacak" sorusuydu.
Oğlumu ilk eve getirdiğimizde kameraları açtık, fenomen bi video çekeceğiz derken bizimkiler oğlanı kokladılar ve çekip gittiler. Kedi sahipleri, bir kedinin eve gelen poşeti bile dakikalarca kokladığını onunla oynadığını ya da tısladığını bilir. Bizimkilerin bu tepkisizliği bize gösterdiki, tüm hamileliğim boyunca Behlül ve Ayşe Ali Yiğit'i hissetmiş , fark etmiş ve varlığını kabul etmişler.
Sonrasında her ikisi de hiçbir kötü hamlede bulunmadan hep Ali Yiğit'in yanında yatmak istediler. Onu sıcak tutmak için.Yanlarında olduğum zaman beraber uyumalarına izin verdim.Ne Ali Yiğit'i onlardan kaçırdım ki bu saçma olurdu, ne de onları oğlum geldi diye dışladım. Ali Yiğit şimdi, dışarıda kuş görse bile ilgi ve hayretle biraz da korkuyla bakarken kedi görünce garipsemiyor. Hemen elini uzatıp tüylerine dokunmaya çalışıyor.
Mesela bazen nedendir bilmem Behlül'e bakıp kahkaha atıyor. Behlül de bozulup arkasını dönüyor. Ayşe sürekli Ali Yiğit'in peşinde, galiba kendi boyuna yakın olduğu için onu arkadaşı sanıyor.
Biz iki kedi bir bebek yaşıyoruz anlayacağınız. Oğlan mutlu, kediler mutlu, e çocuklar mutluyken biz de mutlu. Olmayacak şey değil yani. Eğer kedi beslemek isteyen bir gebe ya da potansiyel gebeyseniz, sağlık testlerinizi, evinizin şartlarını hazırlayın; doktorunuz ve veterinerinizle görüşün.
Selamlarımlar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
