Güzel Özgecan'ın katlinden sonra profilime gelen yorumlardan sonra anladım ki böyle bir yazı yazmam gerekiyor.
Sizi kanunlara maddelere akademik yazılara boğmayacağım. Kısaca İdam'ın kaldırılma sürecini özetleyeceğim. Türkiye'de son idam 1984 'te infaz edilmiştir. Ondan sonraki idamlar infaz edilmeden müebbete döndürülmiştir
Abdullah Öcalan'ın 99'da kesinleşen idam cezası da bekletilip infaz edilmeyenlerdendi. O dönemde AB Uyum Yasaları kapsamında idam kaldırıldı. Yani Öcalan'ın idam cezası kesinleşti ve kanun çıkana kadar infaz bekletildi. Bunu arkasındaki siyasi beklentiler ve gerçekler nedir bilemiyoruz....
Zaten 84'ten beri fiilen uygulanmayan idam cezası resmen de kaldırılmış oldu.
İdam yeniden gelir mi? Bazen sokaklarda idam geri gelsin diye imza toplayanları görüyorum ki nafile bir çabadır bu. Zira Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği'nde "Kimse ölüm cezasına çarptırılamaz" kuralı katı biçimde uygulanmaktadır. Türkiye'de tekrar idamın gündeme gelmesi AB' nin Türkiye'yi kesin biçimde muhatap almaktan vazgeçmesine sebep olur. Sanki çok mu muhatap alıyor derseniz, o ayrı mevzu tabi.. Ama sonuçta olay sadece muhatap almayla alakalı değil işin ucunda siyasi bir kriz var. Üstelik idam uygulanan ülkeler de gelişmiş ülkeler nezdinde acımasızca eleştirilir; örneğin Amerika, Çin bu eleştirilere hep maruz kalır.
Massachussets Eyalet Mahkemesi'nin bir kararı vardı (Sanırım 70'li yıllara ait bir karar): Bir kadın saat 10'da sigara almak istiyor ve evine yakın, tek açık yer olan bir bilardo salonuna giriyor ve orada bilardo salonundaki adamların tecavüzüne uğruyor. Mahkeme ise bir kadın o saatte o bilardo salonuna gidiyorsa, tecavüzü haketmiştir kıvamında bir karar vermişti. Ünlü kot pantolon kararını da bilirsiniz. ( Jeansler çok dar olduğu için kadının rızası dışında çıkması mümkün değildir)
Bu konuda bir tez kitaplaştırılmıştı "Tecavüz sadece erkek o anda orada bulunduğu için onun problemidir" diyordu.
Bizde de Rahmetli Münevver Karabulut dosyası için "Kızınıza sahip çıksaydınız" gibi bir yorumlar yapılmıştı ki şimdi beyninie oksijen gitmeyen bazı kişiler Özgecan içinde aynı yorumlara yelteniyorlar.
İdam kurutuluş yolu değil hanımlar en icten hislerimle gebermelerini istesem bile.... Ceza cezalandırmak için mi olmalı rehabilite etmek için mi? İlkel duygularla suçlunun canının yanmasını isteyelim, canını da yakalım , peki sonra? Bir keresinde tecavüzcüleri mahkeme salonundan çıkınca hapishaneye götürene kadar dövdüklerini söyleyen bir jandarmayla konuşmuştum.Sonuçta idam ya da o suçu işleyene bir takım fiziksel tedaviler uygulamak (kimyasallarla hadım etmek ki bu tamamen insan haklarına aykırı) o anlık bir çözümdür. Bu nedenle çoğu ülkede idam cezası yoktur.
Suç işleyenlerin arasında bile bir saygınlık olduğunu biliyor muydunuz? Suçlular tarafından bile sevilmez TECAVÜZCÜLER.. Burada anlatamayacağım hikayelerden anladığım; hapishanede de hayatları pek kolay olmuyor.
Bunlar bir yana, idamın geri gelmesi de pek olası görünmediğinden çözüm ne olabilir? Çözüm erkek çocuklarına kadına saygı duymasını ve sevmesini öğretmektir. Mini etekle çıkarsan/ o adamlarla gezersen gibi kadını suçlayıcı söylemlerin de tez zamanda bırakılması gerekiyor. Çünkü hiçbir erkeğin hiçbir sebeple bir kadına tecavüz etme hakkı yoktur bunun bahanesi olamaz!!